HIV insan vücuduna girdikten iki-üç gün sonra çeşitli testlerle virüs tespit edilebilir. Şüpheli temasları olan kişiler mutlaka test yaptırmalı. Kesin olarak negatif olduğuna dair bir sonuç almak için şüpheli temastan so..
AIDS tamamen edilemez. Ama yeni tedavilerle kontrol altına alınması mümkün. AIDS'in tam anlamıyla tedavisi şimdilik söz konusu olmasa da son dönemde AIDS tedavisiyle ilgili önemli gelişmeler oluyor...
Kişinin bağışıklık sisteminin düşmesi nedeniyle AIDS'te vücudun farklı noktalarında enfeksiyon oluşabilir. Ağır ve uzun süren grip benzeri bir tablo AIDS'i düşündürebilir. Yüksek ateş, büyüyen lenf bezleri AIDS'in bulgul..
HIV'nin AIDS'e dönüşmesi kişiye ve virüsün tipine göre değişen bir durumdur. HIV ve AIDS aynı şey değildir. Son yıllarda yeni tedavilerle HIV'in AIDS'e dönüşme süresi son derece uzadı...
HIV, AIDS hastalığına neden olan virüsün ismi. Vücuda girdikten sonra birçok organı ve hücreleri tutar, bağışıklık sistemini yok eder. HIV ile enfekte olan kişilerde ağır bir tablo yoksa HIV pozitif demek yeterlidir..
Besinler kaliteli oldukları sürece kanser riskleri azdır. Önemli olan mümkün olduğunca az işlemden geçmiş besinler tüketmek...
Bugüne kadar yapılan değerlendirmelerde özel bir yiyecek grubunu kanserle ilişkilendirme çabasını öne çıkarıyor, oysa uzun raf ömrü olan besinlere içerdikleri koruyuculardan dolayı daha fazla dikkat etmek gerekiyor..
Obezitenin genetik yanı vardır, ama obeziteyi açıklayan tek unsur genetik faktörler değildir..
Obezite cerrahisinin farklı yöntemleri var. Mide kelepçesi ameliyatları son yıllarda çok nadir uygulanıyor. Artık daha çok gastrik bypass ameliyatları ile obezite tedavisi yapılıyor...
Obezite hastalarının diğer ameliyatları normal hastalara göre zordur. Ancak obezite cerrahisi toplumun algıladığı gibi tehlikeli değildir...
Obezite cerrahisi vücut/kitle indeksi 40'ın üzerinde olan hastalara iki-üç diyet başarısız girişimden sonra uygulanır. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi şikayetleri olan hastalarda cerrahi tedavi önerilir...
Morbid obezitede hastalardan iki ya da üç kez diyet yapmaları beklenir. Morbid obezitede hasta kilo verebilir ama çok hızlı biçimde geri alır...
Morbid obezite vücuttaki pek çok sistemi etkileyerek farklı hastalıkların doğmasına yol açar. İç organlarda yağlanır. Morbid obezite, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, ani beyin kanaması, eklem rahatsızlıkları gi..
Morbid obezitede şişmanlık vücudu tahrip edici orandadır. Kişinin vücut/kitle endeksi 40'ın üzerindeyse morbid obeziteden bahsedilebilir. Morbid obezite hem yaşam kalitesini düşürür hem de yaşam süresini kısaltır...
Obezite vücutta aşırı yap toplanmasıdır. Bu yağlanma iç organlara da yayılır. Obezite, kalp hastalıkları, şeker hastalığı, eklem rahatsızlıkları gibi pek çok hastalığa neden olabilir...
Mide spazmı bir hastalık değil, bulgudur. Reflü hastalığında göğüs ağrılarının yanı sıra mide spazmına rastlanabilir. Fazla alkol tüketimi ve stres de midede kramp tarzı ağrılara neden olabilir...
Mide ekşimesi bir anda meydana gelmişse gastrit, mide boşalımının güçlüğü gibi durumlar düşünülebilir. Mide ekşimesi sürekli bir hal aldıysa halikobakter plori ya da ülser açısından hastanın değerlendirilmesi gerekir...
Mide yanmasının yanı sıra hasta kilo kaybediyorsa, bu şikayet hastanın günlük faaliyetlerini çok etkiliyorsa mutlaka doktora başvurmalı ve endoskopik tetkiklerden geçmeli...
Mide yanması sırasında rahatlamak için hasta asit içermeyen bir sıvı tüketebilir. Asit düşürücü solüsyonlardan kullanabilir. Uzun süren mide yanması şikayetlerde mutlaka doktora başvurmak gerekir...
Mide yanması ilk etapta reflüyü, gastriti ve ülseri düşündürür. Mide yanmasından şikayetçi olanlar bilinçsiz ilaç kullanımı yerine bir doktora başvurmalı...
Bazı özel durumlarda reflü hastaları kanser riski taşıyabilir. Reflü özellikle yemek borusu kanseri riskini artıran bir durumdur...
Reflüsü olan kişiler karın bölgesini sıkan giysilerden uzak durmalı. Sık ve az beslenmeli. Çiğ sebze-meyve, şarküteri ürünleri gibi bazı yiyecekleri tüketmemeli...
Hamileliğin ilk üç ayında hormonal değişiklikten sonra mide boşalımı azalır. Bu yüzden hamilelerde reflü sıklıkla rastlanan bir sorundur...
Reflü tedavi edilmezse hastanın yaşam kalitesini bozar. Yemek borusuna ve diğer organlara ilişkin birtakım sorunlar ortaya çıkabilir...
Reflü tedavisinde cerrahi girişime sürekli ilaç içmek zorunda kalan ya da ilaca rağmen şikayetleri süren hastalarda ihtiyaç duyulur...
Reflü tedavisinde öncelikle hastanın sık sık ve az yemesi, yemek yedikten hemen sonra yatmaması ve bazı besinleri tüketmemesi gibi önlemler alınması önemlidir. Gerekirse ilaç tedavisi de uygulanabilir..
Reflünün tipik belirtileri göğüs bölgesine yayılan yanmalardır. Yemek yedikten sonra şişkinlik de reflünün belirtileri arasındadır...
Reflüaslında bir hastalık değil bir bulgudur. Mide ile yemek borusunun birleştiği yerdeki kapak sisteminin bozulması nedeniyle reflü oluşabilir. Şeker hastalarında mide boşalması gecikirse mide içeriği geriye taşabilir...
Mide ülseri tedavi edilmezse kansere dönüşme riski taşımaz, ama ülser tanısı konulan hastalarda bazen kanser tablosu görülebilir...
Mide ülseri ilaçla tedavi edilebilir. Helikobakter plori varlığında antibiyotik tedavisi uygulanır. İyileşmeyen ülserler düzenli kontrollerde biyopsi ile değerlendirilmeli...